12 Ekim 2010 Salı

Anahtarlıktan Kolyeye...

 

Anahtarlıklar,  hiç kimsenin fazla üzerinde durmadığı ama aslında çantamızdaki en renkli aksesuarlar. Kimi zaman bir promosyon, kimi zaman nereden geldiği bilinmeyen ama evde bir yerlerde bulunup takılmış, kimi zaman çok önemli bir hatıra; gerek özel bir günden veya seyahatten. Ama öyle, ama böyle.. Ama değerli ama değersiz herkeste olan ve hatta evin bir çekmecesinde kullanılanların eskiyipte sıranın kendisine gelmesini bekleyen anahtarlıklar...
Benim için değerlidir anahtarlıklar diğer aksesuarlar gibi. Avucumuzun içi kadar bir parçada bazen bir ülke anlatılır, bazen bir duygu verilir.. Bazende prestijin olur, kişiliğini ele verir..
O yüzden gittiğim yerlerde gözüm hep anahtarlıklara kayar ve alırım.. Eeee, bir tane ev anahtarıma, bir tane araba anahtarıma... Ya gerisi??? Hem değer verip almışım, hemde kullanamayacak mıyım?? Anahtarlık takı gibi değil ki her kıyafete ayrı ayrı takalım.. İşte bende bu yüzden anhtarlıklarımı kolye ucu olarak kullanıyorum.. Eğlenceli ve renkli.. İşte onlardan seçtiklerim..




Londra'dan...
 
Tokyo'dan...


Romanya'dan arkadaşım getirmişti...
 
Barcelona'dan...

Bangkok'tan..

New York'tan...

Çok sevdiğim aile dostlarımızdan hediye...
 
Budapeşte'den...
 
Tokyo'dan...

8 Ekim 2010 Cuma

Yaka Kolyeler...

Yaka kolyeler modanın pratikleşmiş hali... Yıkama sorunu yok, tek bir kombinde kullandım kenara atayım derdi yok... Başka bir açıdan şıklaşmak için her seferinde nasıl farklı giyinebilirim derdin de yok... Kot üstü bir t-shirt, üzerine yaka kolye, ayağına şık bir ayakkabı.. Pratik ama bir o kadarda çarpıcı ve iddialı.. Bu yılda sıkıştığımız, dolaplardan taşıp üzerimize gelen kıyafetlerimiz arasında ne giyeceğim krizine girdiğimiz zamanlarda kurtarıcımız olacak..Örneğin ben yaptığım bu kolyemi; lacivert kot, beyaz t-shirt üstü kürk yeleğim ve altına kahverengi botlarımla kombinlemeyi düşünüyorum.. Böyle bir yaka kolye olduğu sürece kıyafetin geri kalanında çokta yaratıcı olmaya gerek kalmıyor değil mi?:))





7 Ekim 2010 Perşembe

Omuz Detayları..

Geç kalınmış bir post, kabul ediyorum..Aslında geçen sene yayınlamalıydım. Tam zamanı olacaktı ama geçen sene blogum yoktu.. Hazır yapmışken, hala giyilirken, hala göz arıyorken omuz detaylarını; ucundan da olsa yakalayayım istedim. Özellikle ilki dolabımın derinliklerine gömülmeden paylaşayım.. Belki aynı detayı ileride bir taç veya başka bir süslemede kullanabilirim, belli mi olur:)









6 Ekim 2010 Çarşamba

Bileklikler..


Eskidenmiş bilezikler, kolyeler, küpeler takım olsun, birbirine uysun. Şimdi ne bulursan beraber tak dönemi.. Öyle ki artık mücevher değeri olmadıkça tek takılan bir aksesuar sönük kalıyor. Göz hep daha fazlasını arıyor. Geçen sezon kolyelere kayıyordu hep gözüm, bu sezon ise bileklikler daha ön planda benim için.. Çok ama sade; abartı ama şık olsun. Takmayı da sevince hep bileklik yapmak istiyorum. İşte son yapılanlar..

5 Ekim 2010 Salı

Camel Kolye..

 Hazır bu sezon camel rengi gönlümüze taht kurmuşken takılarla da bu renge olan sevgimizi pekiştirelim istedim.. Zincir, taş, fiyonk... sevdiğim herşeyi bu kolyede bir araya getirdim..umarım sevmişsinizdir..


Gölgelerin Oyunu...

Hemde hemen yanımda.. Evdeki biblolarım güneşin batımındaki tatlı rengini fon yapıp oynadılar.. Bende sizin için fotoğrafladım... Küçük detaylar, büyük mutluluklar ve aslında hep gözümüzün önündeler... Yeterki görmeyi, duymayı bilelim..

3 Ekim 2010 Pazar

Bizim Gözümüzden Barcelona...

Barcelona, en az bizim kadar Akdeniz'li. Yaşıyor, yaşatıyor. Mimarisi, plajı, bisiklet yolları, parkları ve meydanlarıyla gecesi gündüze karışan bol alternatifli; modern bir tarihi şehir. Kaldırım taşlarından parklarına kadar Gaudi'nin imzasını taşıyor. Giderseniz mutlaka bol bol deniz ürünü ve tapas(atıştırmalık) yiyin; bisiklet kiralayıp tüm sahil şeridini dolaşın; ara sokaklardaki şık ve tasarım butiklerini mutlaka gezin; denizi ve sualtı dünyasını seviyorsanız L'Aquarium'a, futbol seviyorsanız veya futbolu eşinizin neden çok sevdiğini anlamak istiyorsanız Camp Nou'ya gidin; hayal gücünün sınırlarını anlamak için Gaudi'nin parklarını ve muhteşem yapılarını mutlaka görün..Barcelona için bahar ayları güzel bir tercih olur. Otelinden butiğine kadar karşılaştığınız tüm İspanyolların çantalarınıza ve paranıza dikkat edin uyarılarına hazırlıklı olun.. Bu kadar uyarıya tedbiri elden bırakmamak akıllıca olur değil mi:)...
Not; seyahat fotoğraflarımızı eşim Rahmi Sarıcı ile birlikte çekiyoruz. Aşağıdaki seçmiş olduğum fotoğraflarında çoğu ona ait..
Casa Batlio(Gaudi'nin eseri)

Çağlayan Çeşme(Gaudi'nin eseri- "Parc de la Ciutadella" Parkının içinde)

Tibidabo

Camp Nou Stadyumu
Casa Mila-La Pedrera(Gaudi'nin Eseri)
La Pedrera'nın İç Avlusu

La Pedrera'nın Çatısı
El Centre de la Vila-Port Olimpic

L'Aquarium


Englesia de Santa Maria del Mar Kilisesi

Palau de la Musica Catalana(Konser Salonu)

Plaça de Catalunya-Meydandan bir görünüm
Sagrada Familia(Gaudi'nin eseri)



Related Posts with Thumbnails